GONCA ÜNAL'IN PREMATÜR DOĞAN İKİZLERİ............

Üçü de Bilfen ilköğretim okuluna gidiyorlar.
İkizler(cem-Ali) 4.sınıf, Mehmet Can 2. sınıf öğrencisi.
Sizede çocuklarınızla mutlu bir yaşam diliyorum.
Selamlar,
Gonca Ünal

(Cem ve Ali Ünal 8.4.1996 tarihinde 31-32 haftalık, 1720 gr. ve 1580 gr. olarak doğmuşlar.Şimdi sağlıklı, kocaman- pırıl pırıl delikanlı olmuşlar..Anne-babasını kutluyor-ikizlerle mutlu bir yaşam diliyoruz.....)

O GÜNLERİ GONCA ÜNAL'IN AĞZINDAN AKTARALIM SİZLERE...

Ben de yaşadığım olayları sizlerle paylaşmak istiyorum. Cem ve Ali Ünal 8.4.1996 tarihinde 31-32 haftalık olarak dekolman plasenta denilen

bebeklerin erken plasentadan ayrılması neticesinde doğan ikiz çocuklarımızdır. Bizim hikayemizin farklı yanı doğumlarının gebeliğimi takip eden doktor tarafından değil de başka doktorlar ve hastanede gerçekleşmiş olmasıdır.

Hemen hemen her ikiz gebeliğinde olduğu gibi ben de miyomum olması nedeniyle artı zorluklar yaşayarak ve tabii son aylarda istirahat ederek 31-32 haftaya kadar geldim. 7.4.1996 gecesi dayanılmaz ağrılar çekmeye başladım. Sabahı zor ettikten sonra o anki doktorum Teksen Çamlıbel'i aradım. Bize International Hospital'a gelmemizi söyledi. Kalktık eşimle Anadolu yakasından oraya ulastık. Bize bir oda açtılar ve suratsız bir hemşire bir alet bağladı.

Kısaca bu ağrının doğum sancısı olmadığını söylediler ve doktorumuz da ayak üstü muayene falan etmeden bize güle güle dedi. Eve vardıktan 2-3 saat sonra mutfağa giderken ani bir kanama başladı. Ev bir anda kan gölüne döndü ve o halde ben Sayın doktorumu cepten aradım. Telefonda şöyle haykırdığımı hatırlıyorum. "Lütfen biri bana müdahele etsin." Doktorum ise

bana (son derece sakin bir sesle) ofisine gelmemi söylüyordu. Bir netice alamayınca tamamen kendi insiyatifimi kullanarak yakınımdaki Acıbadem Hastanesine gittim. Girer girmez beni derhal ameliyata alın diyerek sedyeyle ameliyathaneye indim. Bana o anda sevgili doktorlarımız Sn. Sedat Varol ve Sn. Arkun Hanlıoğlu müdahele etti.

Bu arada doktorlarla orada tanışmış olduk. Ultrason ameliyathaneye indirildi ve bebeklerin ikisi de yaşadığından

hemen bebekler çıkartıldı. Herhalde evden çıkışımla bebeklerin çıkışı arası 15 dk. falandır. Cem 1720 gr., Ali ise 1580 gr. olarak doğdular, apgarları ise 7-8 idi. Hikayenin 2. kısmı  da burada baslıyor. 2. bebek yani Ali, altta kalan bebek olduğu için solunum problemi nedeniye Avrupa Hastanesi'ne nakledildi. Orada tam 45 gün yaşam mücadelesi verdi. Respiratöre birkaç defa bağlandı. Bu arada Cem (1. bebek) Acıbadem'de 15 gün kaldıktan sonra eve çıktı. Ali bir mikrop almıştı ve verilen antibiyotiklere cevap vermiyordu. Hele bir gece ondan tamamen ümidi kesmişlerdi.

En son bir ilaç ismi verdiler (hiç unutmam Azaktam) eşim gece sabaha kadar aradı ve buldu. İlacı yetiştirdi. Ali o andan itibaren düzelmeye başladı. Yavaş yavaş kilo almaya başladı ve 15-20 gün sonra Cem'in yanına geldi. Hastaneden çıkarken büyük acılar yaşadık. Özellikle Ali bizi çok üzdü. O yaşadigim 45 günü ömrümün sonuna kadar unutamam. Prematüre çocuğu olanlar bilirler kuvözde yaşam çok ilginç, 1 saat önce iyi olan bir bebek 1 saat sonra sınıra gelebiliyor. Biz bunu Ali de sık sık yaşadık. Nakledilirken aldığı mikrop onun inişli çıkışlı bir seyir izlemesine yol açti. Bu da bizi mahvetti. Cem sadece 15 gün kaldı ve çıktı. Ama Ali oradayken biz Cem'e sevinemedik bile. Çünkü kendinizi ikize hazırlıyorsunuz ve tek bebekle kalıyorsunuz. Hiç unutmam bir gece hastaneyi aradığımda "bebeğiniz iyi değil, bir şey olursa size haber veririz" dediler. İnanmak istemedim. Respiratöre birkaç defa bağlandı ve çıktı, defalarca kan verildi. Bir gece dr.u Sn. Nazmi Ataoğlu (ki onu bize kazandırdı) bizden bir ilaç istedi. Yapılan antibiyogramda bu ilaç mikrobu öldürmüş. Bir Pazar gecesiydi. Eşim arkadaşını alarak yollara düştü. Hiç bir eczanede bulamadı. Ta Zübeyde Hanım Doğumevi'nin eczanesine kadar geldi. Görevli kıza ilacı sordu. Evet var ama veremem dedi. Hastaneden ilaç çıkmazmış. Çok büyük zorlukla ilacı (Azaktam)  temin ettiler. Derhal Avrupa Hast. gidip ilacı yetiştirdiler. Ali o ilaçla hayata döndü ve 23.Mayıs'ta yani doğduktan tam 45 gün sonra evine geldi. Ondan sonra da yoğun bir yaşam başladı bizim için. Önce tek bakıcımız vardı. Olmadı, bir de gececi tuttuk. Çünkü geceleri pek uyumuyorlardı. Özellikle Ali yapılan iğneleri hatırlıyor ve sık sık bağırarak uyanıyordu. Uyku düzensizliği yaklaşık 2 sene sürdü. Biz 2 bakıcıyla bir düzen tuttuk ve bu hep böyle gitti. Onlar 2 aylıkken ben çalışmaya başladım. Kendi işim olduğu için hep çalışabildim. Bu da beni çok rahatlattı. Zaten o yüzden 3. çocuğa niyet ettik. Herkes bize deli gözüyle bakti

ama MehmetCan da planlanmış bir çocuktu. 19.10.1998 yılında doğdu. İkizler, doğa onları çift yarattı diye kardeş sevgisini yaşamamış olmalarını istemedim.  Aralarında tam 2.5 yaş fark var. Hep birlikte büyüyorlar. Tabii bizim bakıcı sayımız zaman içerisinde 3 hatta 4'e çıktı ama şimdi ikizler anaokulu'na başladılar ve biz son 5 yılın en düşük rakamındayız (1). Özetlemek gerekirse daha önce de yazdigim gibi bizim en büyük şansımız dr.umuz Sevgili Alev Fırat'in da dediği gibi çocuklar bizi sonrasında hiç üzmediler

Sonraki dönemlerde herhangi bir sorun yaşamadık.Zaten çekilen acılar ancak böyle atlatılabiliyor. Fakat ben bazı problemler yaşar mıyız diye kendimi gizli gizli yiyordum.  Bu vesileyle bana o günleri ve onların kıymetini bir kere daha hatırlattığınız için teşekkür ederim.

Gonca Ünal    01.09.2001

 

 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !